Cinsel isteksizliğin tedavisinde ilk adım hasta da tıbbi bir problemin olup olmadığının belirlenmesidir. Detaylı sorgulama yapılması, fizik muayene, idrar ve kan tahlilleri aracılığıyla hastalık kesin olarak teşhis edilebilir. Cinsel isteksizliğe neden olan faktörün doğru bir şekilde saptanması tedavinin verimini arttırmaktadır. Çünkü sebep üzerine belirlenen tedavilerden iyi sonuç alınmaktadır.

        Bazen antidepresan kullanımına bağlı olarak cinsellik kötü anlamda etkilenir. Böyle durumlarda kullanılan ilaçlar tekrar düzenlenerek cinsel isteksizlik engellenir.

        Hastanın yaşadığı cinsel isteksizlik psikolojik sebeplerden kaynaklanıyor ise yapılan detaylı bir sorgulama ile sebep net olarak saptanır. Bu tip vakalarda cinsel isteksizlik sorunu olan kişi mutlaka partneriyle beraber incelenmelidir. Partnerler hem birlikte hem ayrı ayrı değerlendirilir. Bu sayede cinsel isteksizliğin nedeni daha iyi bir şekilde belirlenebilir. Çiftler arasında ki cinsel algı ve ten uyumsuzluğu cinsel isteksizliğe neden olabilir. Cinsellik konusunda bilgi sahibi olmamak, tabular ya da kişilerin cinselliğe yaklaşımı cinsel isteksizliği doğuran önemli etkenlerdir. Bu tip vakalarda çiftlere seks terapisi uygulanır ve çiftler arasında ki cinsel iletişim kuvvetlendirilir.

        Kadının çevresel ya da dini faktörler etkisi altında kalarak kazandığı cinsellik algısı erkek cinselliğini de etkilemektedir. Böyle vakalarda çiftler arasında ki cinsel tutum ve hareketlerde değişikliğe gidilerek erkek cinsel isteğinde artış yakalanır. Erkeğin cinsel arzunun artması cinsel isteksizliğin gidermektedir.

        Erkekte meydana gelen sertleşme problemi ve erken boşalma cinsel anlamda isteğin azalmasına ya da kaybolmasına neden olur. Bu sorunlara bağlı olarak hissedilen başarısızlık ve tatmin edememe duygusu cinsel isteksizliği arttırır. Sertleşme probleminin ve erken boşalmanın tedavisi vardır. Hastalar tedavi olarak cinsel isteksizlik probleminden de kurtulabilirler. Web sitemizin menü kısmından erken boşalma ve sertleşme sorunu hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.

        Kanda bulunan erkeklik hormonu dediğimiz testosteron miktarı 35’li yaşların akabinde azalma gösterebilir. 60 yaş üstü her 5 erkeğin birinde testosteron seviyesinin düşük olduğu görülmektedir. Testosteron seviyesi düşük olan erkeklerin çoğu obezite hastası, düzensiz beslenen, alkol tüketen, diyabetik ve hipertansiyon hastası erkeklerdir.

        Erkeklik hormonunun takviye edilmesi cinsel isteksizlik tedavisinde uygulanabilir. Fakat bu takviye, kanda ki testosteron hormonunun belli bir seviye altına düştüğünde yapılmalıdır. Konuyla alakalı tecrübe sahibi bir hekim tarafından hormon tedavisi uygulanmalı ve hasta belli periyotlarla takip edilmelidir. Kanda yeterli miktarda testosteron görülüyorken takviye yapılması cinsel isteğin yok olmasına sebep olabilir. Ne yazık ki günümüzde insanlar bilgi sahibi olmadan hormon takviyesi almaktadır. Bu nedenle istenmeyen durumlar meydana gelmektedir. Testosteron takviyesine ihtiyaç duyulması halinde aylık ya da 3 aylık doz kullanılarak enjeksiyon yapılması daha idealdir. Cilde yapıştırılarak kullanılan testosteron ilaçları ise fazla yan etkiye sahiptir. Cinsel isteksizliğin tedavi edilmesinde; normal yolla erkeklik hormonu üretimini arttıran birtakım ilaçlar kullanılması ve hastanın yaşam stilinde değişik yapması oldukça faydalı olabilir.

Cinsel İsteksizlik hakkında detaylı bilgi için Tıklayınız.