Kadınlarda idrar kaçırma genetik kaynaklı olabilir. Yaşla birlikte kadınlık hormonunun azalması da idrar kaçırma nedenlerinden birisidir. Aynı zamanda dokuların esnekliğinin yok olması, önceden uygulanmış cerrahi müdahaleler, çok sayıda doğum veya zorlu doğumlar da üretranın ve idrar tutmaya yarayan mekanizmanın işlevlerini kaybetmesinde sebep olabilir.

        Kadınların apış arasında arkadan öne doğru 3 adet çıkış deliği bulunmaktadır. Bunlar sırasıyla anüs, vajina ve üretra dediğimiz idrar kanalı çıkış deliğidir. Bu delikler çeşitli faktörler sebebiyle zamanla güç kaybedebilir, işlev bozukluğuna uğrayabilir. İnsanlar ayakta yürüyen canlılardır. Zaman içerisinde iç organlar, yer çekimine bağlı olarak bu deliklere baskı uygular. Bu baskının sonucunda organlar deliklerden sarkabilir. Anüs, vajina ve üretra çıkışından oluşan apış arası, asma köprü gibi düşünülebilir. Bu çıkış delikleri tıpkı asma köprüdeki çelik halatlar gibi etrafa güçlü bağlarla bağlıdır. Çıkış delikleri çevrelerinde bulunan pubis, leğen kemiği gibi yapılara ve kuvvetli dokulara bağlıdır. Bu bağlar zaman içerisinde farklı nedenlerle güçsüzleşir ve aşağıya doğru sarkarlar.

        Mesane ve idrar kanalı, apış arasında bulunan üç adet tutucu bağ ile çevrelerindeki dokulara ve pubis kemiğine tutunmuş haldedir. Bu tutucu bağlara tıp dilinde sırasıyla pubo uretral, uretro pelvik ve endopelvik fasyanın pubo servikal ligamanı adı verilir. Üretra işeme sırasındayken bu bağlar kısmi olarak gevşer. Bağlar gevşeyerek üretranın hareketlenmesine izin verir ve böylece işeme sağlanır. İşeme işlemi tamamlandığında ise tekrar sıkılaşırlar. Bağlardaki bu sıkılık idrar kaçmamasını sağlar. Bu esnek sistem zaman içerisinde çeşitli nedenlerle hasar görebilir. Bu durumda idrar kanalı (üretra) normal olmayan bir şekilde gevşeme gösterir. Üretradaki anormal gevşeme durumuna hipermobil üretra adı verilmiştir.

        Normal işeme işlevinde, üretra dengede olamalıdır. Yani hipermobilite dediğimiz çok hareketlilik veya fikse üretra dediğimiz hareket kabiliyetini bütünüyle kaybetme durumunu göstermemelidir. Üretraya (idrar kanalı) yapılan gereksiz işlemler hareket kabiliyetinin tamamen kaybolmasına yani fikse üretraya sebep olmaktadır. İdrar kaçırmada en önemli etkenler; dokulardaki esnekliğin kaybedilmesi, çoklu ve zorlu doğumlar, genetik sebepler ve yaş ilerlemesinin sebep olduğu bağlarda görülen kopmalardır. Bu sebeplere bağlı olarak üretra olması gerekenden daha hareketli olur. Hipermobilite dediğimiz bu hareketlilik idrar kaçırmalara neden olur.

        Vajinadan başarısız cerrahi operasyon geçirmiş hastaların üretraları ameliyat sonrası hareket kabiliyetini yitirir. Bu hastaların üretraları (idrar kanalı), esnekliğini tamamıyla yitirmiştir. Sabit ya da fikse üretra dediğimiz bu sorunu yaşayan hastalarda işeme bozukluğu, üretrada daralma ve idrar kaçırma gibi şikayetler görülür. Fikse üretranın tedavisi oldukça kompleks bir işlemdir ve tecrübeli hekimler tarafından yapılmalıdır.

        20 yıl öncesinde mesanenin depolama ve boşaltma işlevi hakkında bugünki kadar bilgi yoktu. O yıllarda hastalar son derece yorucu ve hastanede kalma süresini uzatan operasyonlarla iyileştirilmekteydi. PETROS ve ULMSTEN ile beraber işeme fizyolojisi ve fizyopatolojisi daha net anlaşıldı. İdrar kaçırmaların onarılması için yapılan müdahaleler hastaya minimum travma veren basit operasyonlar haline geldiler. Günümüz teknolojisi ve ameliyat teknikleriyle hastalar genellikle aynı gün içinde taburcu edilirler.

İdrar kaçırma hakkında detaylı bilgi için Tıklayınız.