Multidisipliner bir tedavi gerektiren testis kanserinde; cerrahi müdahale, radyoterapi ve kemoterapi uygulanır.

        Testisin arka kısmında sperm kanalcıkları birleşmektedir. Eğer testis kanseri bu alana yayılım göstermediyse, yalnızca testisin çıkarılmasıyla tedavi sonlandırılır. Hasta belli aralıklara izleme tabi tutulur. Fakat bu durum sadece erken tanı hastalarında ve saldırgan yapıda olmayan kanserlerde geçerlidir.

        Testiste bulunan kanser saldırgan bir yapıda ise tedavi planlaması farklı yapılmalıdır. Testisin çıkarılıp patolojik incelenmesinin akabinde hastanın kanında bulunan kanser belirteçlerine bakılır. Buralardan alınan sonuçlar ile; cerrahi onkoloğun, kemorerapistin (medical onkolog) ve rapyoterapistin (radyasyon onkoloğu) bulunduğu bir kanser konseyi oluşturularak hastanın tedavisine karar verilir. Eğer testis kanseri saldırgan ise yayılım gösterdiyse; 3 alternatifli bir tedavi planı yapılır. Cerrahi müdahale ile testis çıkartılır ve buna ek olarak kanserin yayılımı ve hücre tipi göz önünde bulunarak 1 kür, 2 kür ve veya 3 kür kemoterapi uygulanır. Veya lenf düğümlerinin çıkartılması operasyonu tavsiye edilir. Uygulanan kemoterapiye bağlı olarak hastanın sağlam testisindeki sperm üretimi kaybolarak kısırlığa neden olur. Bu sebeple hastanın spermleri önlem amaçlı sperm bankasına gönderilir. Lenf düğümlerinin çıkartıldığı ameliyatın ise böyle bir komplikasyonu bulunmamaktadır. Fakat bu ameliyat 5-7 saat sürmektedir ve hasta için hassas olabilecek bir operasyondur. Lenf düğümlerinin bütün olarak çıkartılması durumunda genelde hastaya ek olarak kemoterapi uygulanmasına gerek kalmaz. Radyoterapiye ise genel olarak kanserin ileri evrelerinde gerek duyulmaktadır. Oluşturulan kanser konseyi bu 3 seçenekli tedaviyi planlar. Bazı durumlarda ise bu 3 tedavi birlikte kullanılarak uygulanmaktadır.

        “Retroperitoneal Lenfadenektomi”, lenf düğümlerinin çıkartılması operasyondur. Oldukça güç ancak hayat kurtarıcı bir ameliyattır. Bazı vakalarda hastanın durumuna göre bu ameliyat yapılabilir. Lenf düğümlerinin çıkartılması ameliyatı konuyla alakalı tecrübe kazanmış merkezlerde yapılmalıdır. Testis kanserlerinin genç erişkinlerde daha çok görülmesine bağlı olarak askeri cerrahlar ve eğitim kurumları testis kanseri konusunda daha fazla deneyim sahibidirler. Kanser cerrahisinin tedavi planlaması güncel bilgi birikimi ve tecrübe gerektiren bir husustur. Planlama mutlaka tecrübeli hekimler tarafından yapılmalıdır.

        Lenf düğümlerinin çıkartılması için yapılan cerrahi müdahalelerde; karın arkasında bulunan lenf bezlerinin böbrek üstünü de kapsayarak diyaframa kadar tümüyle çıkartılması ana prensiptir. Maalesef görüntüleme yöntemlerinin hiçbiri kanserin lenf bezlerine ne oranda yayıldığını kesin olarak saptayamaz, yalnızca fikir verebilir. Retroperitoneal Lenfadenektomi operasyonu esnasında sadece kanserin tekrar ettiği bilinen kısmın çıkartılması doğru değildir. Lenf düğümlerinin bütünüyle çıkartılması gerekmektedir. Ne yazık ki ülkemizdeki ve dünyadaki tıp çevrelerinde bu konuyla alakalı gereken titizlik ve hassasiyet gösterilmemektedir.

Testis Kanseri Sonrası Kemoterapi

        Testis kanseri için toplanan kanser konseyinde bilgi aktarımı yapılarak cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi tedavi planlaması yapılır. Bazı vakalarda tek kür uygulanan kemoterapi, farklı vakalarda aralıklı üç kür olarak uygulanmaktadır. Bir kürden fazla uygulanan kemoterapi, sağlam testisteki sperm üretimini sağlayan sisteme tümüyle hasar verdiğinden hasta ilerleyen yaşamında çocuk sahibi olamaz. Bu nedenle uygulanacak tedavilerden önce hastanın spermi alınarak sperm bankasına gönderilmesi mühim bir husustur.

Testis Kanserinde Sperm Bankası Uygulaması

        Testis kanseri görülen hastaların neredeyse hepsi tamamen tedavi edilerek iyileştirilebilir. Ancak tedavide uygulanacak; kemoterapi, radyoterapi tedavileri veya cerrahi operasyonların öncesinde hastanın sperminin alınarak dondurulması gerekmektedir. Bazı vakalarda uygulanacak olan kemoterapi ve radyoterapi tedavilerinden sonra hastanın üreme fonksiyonları yok olacağından, önceden alınan spermlerin sperm bankasına gönderilmesi gereklidir. Hastalar tedaviden sonra iyileşerek normal cinsel aktivitelerine devam edebilirler. Testis kanseri tedavisi olan hastalar sertleşme sorunları ile karşılaşmazlar. Fakat kemoterapi ve radyoterapi tedavileri gören hastalar; çocuk sahibi olma potansiyellerini kaybettiklerinden, tedavinin ardından dondurulmuş spermleri kullanılarak tüp bebek yöntemi yardımıyla çocuk sahibi olabilirler. Bu nedenle tedaviden önce mutlaka hastadan sperm alınmalı ve dondurulmalıdır.

Testis Kanseri Sonrası Sertleşme Sorunu

        Sertleşme sorunu genel olarak psikolojik veya organik sebeplerden kaynaklanmaktadır. Testiste görülen kanserin ancak yarattığı psikolojik travma ile hasta da sertleşme sorununa neden olabilir. Bunun dışında bir etkisi bulunmaz çünkü tedavi esnasında penisin sertleşmesini sağlayan sinir ve damar sistemine hasar verilmemektedir. Ancak kemoterapi ve radyoterapi uygulanan hastaların spermleri bütünüyle kaybolur. Testis kanserinin tedavi edilmesinden sonra hasta psikolojik anlamda rahatlar ve sertleşme problemleri tamamen ortadan kalkar.

Testis Kanseri hakkında detaylı bilgi için Tıklayınız.