Üretra darlığında ilaç tedavisinin yeri bulunmamaktadır. Üretra darlığı için uygulanan tedavi açık ve kapalı tedavi olmak üzere iki bölüme ayrılır. Kapalı tedavi ile hastanın şikayetleri bir süre için giderilir. Üretradaki küçük darlıklar dışında kapali yöntemin tedavi etkisi kısıtlıdır. Kapalı yöntemle uygulanan tedaviler 2 defadan fazla yapılmamalıdır. Dilatasyon adı verilen idrar kanalına metal sondalar sokularak genişletilme sağlanması üretra darlıklarında geçici bir iyileşme sağlar. Aynı zamanda internal uretrotomi adı verilen kapalı teknikle üretraya kamerayla girerek darlığın görüntülenmesi ve bıçakla kesilerek tedavi edilmesi işlemi de iyileşmeye bir süre için yardımcı olur. Uygulanan bu yöntemler neticesinde hastanın şikayetleri bir süre için son bulur fakat birkaç ayın ardından tekrar aynı yakınmalar görülür.

        Üretra darlığı için yapılan açık ameliyatlarda ise hastalık tamamen iyileştirilir. Üretradaki darlığın uygulanan operasyon sayesinde tamamen giderilmesi işlemi olan üretroplasti cerrahileri bu hastalık için kesin tedavi yöntemi olmakla birlikte son derece kompleks ve güç ameliyatlardır. Merkezimize başvuran 60’dan fazla kapalı ameliyat geçirmiş hasta uyguladığımız üretroplasti operasyonuyla tamamen iyileşme göstermişlerdir.

Üretra Darlığında Kapalı Ameliyat

Üretra Darlığı Kapalı Ameliyat         Bilhassa arka üretrada bulunan membranöz üretrada ve ön üretra darlıklarında dilatasyon veya kapalı endoskopik teknikler kullanılarak darlıklar iyileştirilebilir. Bu yöntemler uzun olmayan ve derine inmemiş darlıklarda işe yarayabilir. Üretradaki darlıklar uzun ve derinlerde ise hastalar müdahaleden 1-2 ay sonra eskisinden daha yoğun hissedilen şikayetlerle doktorlara müracaat ederler. Hastaya en fazla iki kez endoskopik dediğimiz kapalı yöntemle müdahale edilmiş ancak başarılı sonuç alınamamışsa hastanın açık ameliyat için deneyimli cerrahlara başvurması yerleşmiş bir kuraldır.

        Endoskopik müdahalede bıçakla kesi uygulanırken dilatasyon işleminde sonda kullanılarak idrar kanalının darlık yaşanan bölgesinden geçirilmektedir. Böylece üretradaki darlık yırtılır ve genişleme sağlanır. Ancak bu yöntemle kısmi bir iyileşme yaşanır. Orta dereceli üretra darlığı olan hastalara dilatasyon öğretilir ve hasta bizzat kendi uygulayarak hayatını bu şekilde idame ettirebilir. Bu süreç hastalar için sakıncalı olabilir ve oldukça sıkıntılıdır.

        Prostat kanseri için yapılan operasyonlarda prostat meni keseleriyle birlikte bütün olarak çıkartılmaktadır. Prostatın çıkarılmasa bağı olarak idrar kanalında 4-5 cm civarında bir açıklık kalır. Bu açıklık mesane çıkışına tekrar eklenerek idrar kanalında bütünlük sağlanır. Fakat zaman içerisinde ekleme yapılan bu alanda darlık meydana gelebilir. İdrar kanalının başlangıç noktasında ve mesane boynunda ortaya çıkan bu tip darlıkların tedavisi basittir. Böyle vakalarda çoğunlukla kapalı yöntem kullanılır. Darlıklar endoskopik bıçakla kesilerek düzeltilebilir. Prostat kanseri operasyonundan sonra meydana gelen darlıkların yüzde 4-5 oranındakileri idrarı hiç dışarı atamaz. Bu vakalarda ise darlığın giderilmesi amacıyla üretroplasti dediğimiz açık cerrahi uygulanmalıdır.

Dilatasyon ve kapalı yöntemle darlığın kesilmesi neden kalıcı iyileşme sağlamaz?

        İnsan vücudunda sadece karaciğer, cilt ve mukozalar yara almaları durumunda kendilerini orijinal dokuları ile yenilemektedirler. Diğer organların ve dokuların yaralanma durumlarında iyileşmeleri; yaranın bulunduğu bölgede vücudun ürettiği bir dolgu maddesi olan skar dokusu ile olur. Skar dokusu oluşumu esnasında üretrada darlığa neden olarak hastanın idrarını yapmasında zorluk çekmesine sebebiyet verir. Oluşan bu skar dokusu kapalı cerrahi ya da dilatasyon işlemiyle kesilerek üretrada genişleme sağlanır. Ancak kısa zaman sonra vücut; tekrar dolgu maddesi oluşturarak tekrar darlık yaşanmasına neden olur. Hastanın idrar kanalında öncekinden daha fazla bir daralma görülür. Üretroplasti operasyonu ile idrar kanalında bulunan skar dokusunun tamamen çıkarılmaması ve bulunduğu bölgeye sağlıklı doku eklenmemesi halinde kalıcı bir iyileşme görülemez.

Üretral stentlerin tedavide yeri var mı?

        Kalp damarlarının daralması durumunda; daralma yaşanan bölgeye stent takılarak darlık açılır ve kan eklenen bu stentlerin içinden kolayca geçebilir. Fakat üretral stentler kalp damarlarında sağladığı faydayı üretra darlıklarında sağlayamaz. Geçici iyileşme sağlayan yöntemlerden biridir. Ayrıca stentlerin eklenmesi, daha sonra uygulanacak olan üretroplasti operasyonlarını da yüksek ölçüde zorlaştırmaktadır. Özetle üretral stentler, üretra darlığı tedavisinde kullanılmamalıdır.

Üretra Darlığında Açık Ameliyat ( Üretroplasti )

        Üretroplasti; Üretrada yaşanan darlıklarda kesin tedavi yöntemi üretroplasti dediğimiz açık ameliyatla mümkün olur. Bu operasyonlar ile üretradaki darlık bütünüyle yok olur ve yerine sağlam doku eklenir.

        Üretroplastide rekonstrüktif dediğimiz yeniden yapılandırma operasyonu ürolojinin en güç operasyonlarından biridir. Bu nedenle üretroplasti operasyonunu kesinlikle rekonstruktif (yeniden yapılandırma) ürolog uygulamalıdır. Üretroplasti esnasında idrar kanalı içinde darlık yaşanmasına neden olan skar dokusu çıkartılır ve üretra onarılır. Başarılı operasyon geçiren hastalar ameliyattan sonra ömür boyu idrarlarını normal bir şekilde yapabilmektedirler. Ancak daha önce başarısız operasyon geçirmiş olan hastalar, merkezimizdeki gibi deneyimli ellerde bile ancak birkaç kez operasyon yapılması sonucunda tam olarak iyileşebilirler. Başarısız ameliyattan sonra uygulanan operasyonlarda; önceki başarısız ameliyat nedeniyle oluşan kötü dokular çıkarılarak vücudun farklı kısımlarından alınan sağlıklı dokular eklenir. Dokular tuttuktan sonra uygulanacak olan 2. veya 3. ameliyatla idrar kanalında bütünlük kazanılır. Bu nedenle yapılan ilk üretroplasti operasyonu önemlidir. Deneyim kazanmış bir merkezde yapılması gereklidir. Deneyimli cerrahlar tarafından tek seferde yapılan başarılı ameliyatla iyileşme sağlanırken, başarısız operasyon neticesinde birkaç ameliyat yapılmasıyla iyileşme sağlanır.

        Üretra cerrahisi ilgi alanına dahil olan bir rekonstrüktif ürolog tüm doku aktarım yöntemlerini bilmeli ve deneyimlemiş olmalıdır. Kompleks vakalarda uygulanan hiçbir operasyon diğer operasyonlarla benzerlik göstermez. Bu nedenle operasyonu uygulayacak cerrah her türlü doku aktarım yöntemini bilmekle mükelleftir. Darlık görülen alanın özelliği temel alınarak farklı operasyon yöntemleri kullanılır.

Üretroplasti Ameliyatı Tipleri

        Üretra darlığı için yapılan operasyonlarda, darlığın konumuna göre farklı teknikler kullanılmaktadır. Yazımızda mesane boynu darlıklarından başlayarak arka üretra kopmaları, üretra travmaları, membranöz üretra yaralanmaları, mea darlıkları ve bulber penil üretra darlıklarından bahsedeceğiz.

Mesane Çıkışı Üretra Darlığı Ameliyatı

Basit prostat büyümesi ameliyatları nedeniyle oluşan mesane çıkışındaki darlıklar;

        Bu tip darlıklar; basit prostat büyümesi operasyonlarında lazer prostatektomi veya elektrokoter prostat rezeksiyonu (TURP) kullanılmasına bağlı olarak meydana gelir. Açık bening prostat operasyonları sonrasında görülme oranı daha azdır. Kapalı yöntem kullanılarak idrar kanalına girilir ve mesane boynunda bulunan darlık kesilir. Kapalı yöntem 2 defadan fazla uygulanmamalıdır. Bu vakalarda idrar kanalının darlık oluşan bölgesine kemoterapi ilaçı enjekte edilmesinin yararlı olarak skar dokusunda yumuşama sağladığı belirtilmektedir. Fakat ne yazık ki bu ilaç yalnızca basit darlıkların tedavisinde işe yarar. Kapalı yöntem 2 kez uygulanmış ancak başarılı sonuç alınamamış ise mesaneden açık ameliyat uygulanır. Bu ameliyatta darlık bölgesi sağlam dokulara kadar bütünüyle çıkartılır ve mesane boynu tekrar düzeltilir.

Prostat kanseri ameliyatının komplikasyonu olarak oluşan darlıklar;

        Prostat organı mesanenin altında bulunur ve içinden arka üretra dediğimiz işeme kanalı geçer. Prostat kanserinin tedavisi için uygulanan radikal prostatektomi operasyonunda prostat; içinde bulunan idrar kanalı ve meni keseleriyle beraber çıkartılır. Buna bağlı olarak idrar kanalında 3-4 cm civarında bir açıklık meydana gelir. İdrar kanalı tekrar mesane boynuna (çıkışına) eklenerek hastanın normal bir şekilde işeyebilmesi sağlanır. Bu operasyonun akabinde ekleme yerinde tekrar darlık meydana gelmesi oranı yüzde 10 ile 30 arasındadır. Vakaların büyük bir kısmında; mesane boynunda meydana gelen bu darlıkların derinde olmadığı görülmüştür. Kapalı yöntemle darlık kesilerek başarıyla onarılır.

        Prostat kanseri operasyonun ciddi bir yan etkisi olarak üretradaki darlık idrar kanalını tamamen tıkayabilir. Ancak bu tip vakaların görülme oranı yüzde 4-5’tir. Bu vakalarda hastalar hiç işeyemezler. Rekonstrüktif ürolojinin en güç operasyonudur. Bu operasyona Perineal RE-DO Üretro-Vesikal Anastomoz adı verilir.

        Operasyonun esas prensibi üretranın düzeltilmesi amacıyla dokuların serbestleştirilmesi ve gerekli kestirme yollar açılarak bu yollar ile mesafe kazanılıp üretranın iki ucunun birleştirilmesidir.

        Biz apış arasından uyguladığımız operasyon ile üretrayı tekrar mesane boynuna ağızlaştırmaktayız. Apış arasında; makat ve skrotum adı verilen testis torbası arasında 5-6 cm civarında ters Y şeklinde bir kesi uyguluyoruz. Operasyonun ana prensibi üretradaki darlığın giderilebilmesi için yeterli mesafenin kazanılmasıdır. Operasyonda ön üretra serbestleştirilerek bulber üretranın apış arasında bulunan central tendonla bütünlüğüne zarar verilmez. Erkeklik organının sertleşmesini sağlayan corpus kavernosum adlı 2 adet yan yana konumlanmış olan çubuklar ayrılır. Operasyon bölgesine leğen kemiğinin pubis kemik bölümü ortaya çıkartılır ve kemikten 4X5 cm ebatında bir parça çıkartılır. Darlığın oluştuğu alana ulaşılarak idrar kanalı ve mesanenin ağızlaştırılması için ihtiyaç duyulan mesafeye erişilir. Skar dokuları sağlam dokulara kadar çıkartılır.

        Hastanın göbeğinin altındaki orta hatta bulunan mesane bölgesine farklı bir kesi uygulanır. Daha önce uygulanan prostat ameliyatında prostatın çıkarılmasına bağlı olarak mesane de pubis kemiğinin arka yüzüne yapışmış haldedir. Mesane bu yapışıklıktan ayrılarak ön yüzü komple serbestleştilir. Bu sayede mesanenin bulunduğu alandan da mesafe kazanılmış olur.

        Mesanenin yukarıdan serbestleştirilmesi, penis çubuklarının ayrılması, üretranın 5-6 cm serbestleştirilmesi ve pubisten kemik çıkartılması neticesinde üretra kısa yoldan tekrar mesane boynuna kolaylıkla ağızlaştırılır. Uygulanan bu operasyon; dolambaçlı bir yolun viyadük ve tünellerle kestirmeden ana yola bağlanması ile benzerlik gösterir. Viyadük ve tünellerin açılması fazlasıyla emek ve zaman gerektiren bir işlemdir.

Mesane çıkışındaki darlık ameliyatlarından sonra komplikasyon olabilir mi?

        Olabilir. Operasyon başarı ile sonuçlansa da bazı durumlarda hastalar sürekli olarak idrar kaçırma durumu yaşayabilirler. Bu konu direk ameliyat tekniği ile ilişkilendirilemez. Bunun sebebi; idrar tutmayı sağlayan mekanizmalardan istem dışı otomatik sfinkter dediğimiz mekanizmanın prostat için yapılan operasyonlarda prostat ile birlikte çıkarılmasıdır. Böylece bu hastaların idrar kontrolleri sadece ikinci idrar tutucu sfinkter ile sağlanır. Fakat ikinci sfinkter de zedelenmiş olabilir. Üretra için mesafe sağlanan ve mesaneye tekrar ağızlaştırılan operasyonlar da hastaların ikinci sfinkteri de zarar görebilir. Operasyon başarılı bir şekilde sonlansa ve hastalar normal bir şekilde idrarlarını yapabilseler de; ikinci conta hasara uğramışsa bu hastalar sürekli olarak idrar kaçırabilirler. İkinci sfinkterin zedelendiği böyle vakalarda görülen idrar kaçırmanın tedavisi vardır. Hastalara operasyondan 3 ay sonra yapay sfinkter uygulanarak hastaların idrarlarını kontrol edebilmeleri sağlanır.

Arka Üretra Kopması Ameliyatı;

        Arka üretra kopmalarının gelişmekte olan toplumlarda çoğunlukla araç içi ve dışı kazalar neticesinde meydana geldiği görülmektedir. Örneğin Japonya gibi gelişmiş bir ülkede trafik kazaları az yaşandığından arka üretra kopmasına da nadir rastlanılmaktadır. Kemiklerde meydana gelen kırılmalar arka üretranın bir bölümünün veya tamamın yırtılmasına ya da kopmasına sebebiyet verir. Bu vakalarda hastalar idrarlarını normal yollarla yapamazlar. Arka üretra kopması hastalarına penisten sonda takılması son derece yanlış bir girişimdir. Yapılan gereksiz sonda işlemi sonucunda bir bölümü yırtılan üretranın tamamı kopabilir. Arka üretra kopması yaşayan hastalar acil servislere müracaat etmektedirler. Böyle bir durumda yapılacak en akıllıca hamle; hastanın göbek altındaki mesane bölgesinden kateter yani sonda takılmasıdır. Bu işleme sistostomi adı verilir.

Erken onarım;

        Hastanın yaşadığı kazadan sonra 1-10 gün arasında yapılan onarım müdahalelerine erken onarım adı verilir. Üretranın tam olarak kopma gösterdiği durumlarda, erken dönemde yapılan müdahalelerde; üretral endoskopik realigment adlı işlem uygulanarak kopan uçlar kapalı teknikle uç uca getirilirerek sistostomi uygulanır. Penisten de endoskopik görüntü alınabilen 2 farklı alet gönderilir ve üretra da kopan uçlar bulunur. Hastaya sonda uygulanarak bütünlük kazanılır. Aynı işlem açık yöntemle de uygulanabilir. Erken müdahalelerde uygulanan üretral realigment adlı açık yöntem hastanın göbek altından yapılan kesi ile benzer şekilde sürdürülür. Fakat bu erken uygulanan açık ve kapalı yöntemlerin başarı ile sonuçlanması ihtimali düşüktür. Çünkü bu işlemlerde üretrada kopan uçlar bir araya getirilir fakat dikilmez. Kopan uçlar arasında tam birleşme sağlanması için uçların dikilmesi gereklidir. Aynı zamanda zararlı bir işlemdir çünkü hastaya daha sonra uygulanması gereken geç dönem perineal üretroplasti operasyondan kazanılacak başarıyı azaltır.

Geç Perineal Üretroplasti Ameliyatı;

        Diğer yöntemlerin başarı oranı az olduğundan ve komplikasyon oranı fazla olduğundan hastalara perineal üretroplasti ameliyatı yapılmalıdır. Geç perineal üretroplasti operasyonlarının ana prensibi; idrarın 3 ay süreyle sistostomi sondası kullanılarak vücuttan atılması ve bu periyotta üretra kopması nedeniyle pelvis kemiğinde meydana gelen zedelenmenin vücudun kendi kendini onarmasıyla iyileşmesidir. 3 aylık zaman diliminin akabinde tecrübeli cerrahlar tarafından uygulanan operasyonla hastalar tam olarak iyileşir. Biz kullandığımız ameliyat tekniği neticesinde hastaların uygunluğu durumunda bu operasyonu 3 ay beklemeden 3-6 hafta arasında yapabilmekteyiz.

        Ameliyat esnasında; öncesinde 3 ay boyunca sistostomili kalan hastalar doğum pozisyonuna alınır. Hastanın apış arasına 4-5 cm civarında ters Y şeklinde bir kesi yapılır. Apış arasının derinlerinde penise doğru giden 4 çift damar konumlanmıştır. Bilindiği üzere penisin sertleşmesini kanlanma sağlar. İşte apış arası derinliğinde bulunan bu damarlar penisin sertleşmesine yarayan süngersi dokuyu, penis cildini, penis başını ve idrar kanalını beslemektedir. Penisin üstünden ve altından giden bu damarlar birbiriyle bağlantılıdır ve bu bağlantılar sayesinde birbirlerini beslerler. Uygulanan standart operasyonlarda bu damarlar arasında bütünlüğe zarar verilmektedir. İdrar kanalı bütünüyle kesilmekte, serbestleştirilmekte ve uç uca birleştirilmektedir. Biz uygulamayı tercih ettiğimiz teknikle, vakaların çoğunda bu damarların bütünlüğüne zarar vermeden uç uca ekleme işlemini yapıyoruz. Normal şartlarda idrar kanalı dediğimiz üretra hem apış arasının altından hem de üstünden serbestleştirilmektedir. Biz ise üretrayı yalnızca üstünden serbestleştirerek uç uca eklemeyi yapıyoruz. Alt yüzü serbestleştirmemize bağlı olarak penisin beslendiği damarlara hasar verilmemektedir. Bu operasyon fazlasıyla deneyim isteyen güç bir operasyon tekniğidir. Yapılan bu ameliyata bulber ve üretral damarları koruyarak ameliyat, İngilizce non transecting anastomoz adı verilmektedir.

Arka Üretra Darlığı Ameliyatı;

        Arka üretra darlığı dediğimiz membranöz üretra darlıkları çoğunlukla prostat büyümesi ve prostat kanseri için uygulanan açık ve kapalı operasyonlardan sonra meydana gelir. İnsan vücudunda idrarın kontrol edilmesini sağlayan iki adet idrar tutucu mekanizma bulunmaktadır. Bu istemli ve istemsiz mekanizmalara sfinkter adı verilir. Prostat için uygulanan operasyonlarda; ameliyatın zorunluluğu olarak mesanenin çıkışında bulunan idrar tutucu mekanizma bütünüyle çıkartılmaktadır. Bu hastalarda idrar kontrolü yalnızca istemli idrar tutucu sfinkter ile sağlanmaktadır. Membranöz (arka) üretra darlıkları için yapılan ‘’Transecting anastomotic bulbo-membranöz üretroplasti’’ adlı standart ameliyatta bulber üretra kesilerek membranöz üretraya tekrar dikilmektedir. Fakat burada bulber üretraya uygulanan kesme işlemi son idrar tutucu sfinkterin zedelenmesine neden olur. Böylece hastanın idrar kanalında bütünlük yakalansa bile idrar tutucu mekanizmanın da alınması nedeniyle hastalar devamlı olarak idrar kaçırırlar. Bu tip vakalarda hastanın üretrasında bütünlük sağlanmasından 3 ay sonra tekrar ameliyat yapılarak; yapay sfinkter adlı idrar tutmaya yarayan yapay bir conta eklenir ve hastanın idrarını kontrol etmesi sağlanabilir. Bizim uyguladığımız teknikte bulber üretranın bütünlüğüne zarar verilmediğinden, ameliyat hastalara en az düzeyde hasar verir. Ancak hastalara yine de yapay contaya ihtiyaç duyulabileceği konusunda gerekli bilgiler verilir.

        Bizim uyguladığımız teknikte (Non transecting anastomotic bulbo-membranöz üretroplasti) ; hastanın apış arasından ters Y şeklinde bir kesi yapılarak giriş sağlanır. Bulber üretra önden ve alttan bütünüyle serbestleştirilir. Bu esnada bülber üretra ve bülber üretranın damarlarını kesilmemektedir. Buradan sonra yapılacak işlemler idrar kanalının derinlerinde uygulanır. Penisin sertleşmesine yaramakta olan 2 çubuk orta hatta birbirinden ayrılarak daha sonra uygulanacak işlem için mesafe kazanılır. Bu iki çubuğun ayrılmasından sonra pubis kemiği gözükür. Önceki işlemlerde yeterli mesafe kazanılamamış ise pubis kemiğinden 2x3 cm eninde bir parça çıkarılır. Ardından mesaneden metal sonda takılır. Metal sonra mesane çıkışından üretraya itilerek apış arasında hissedilmesi sağlanır ve böylece darlık belirlenir. Darlığın saptanmasının akabinde Heineke-Mikulicz (resim) tekniği kullanılarak darlık boyuna kesilir ve enine dikilir. Üretrada görülen bu darlık genişletilir ve ameliyat sonlandırılır. Uygulanan bu cerrahi sayesinde idrar tutucu mekanizma olan sfinkter ve üretranın beslendiği damarlar korunmaktadır. Böylece hastalar; peniste sertleşme sorunu ve idrar kaçırma gibi ameliyat komplikasyonlardan en az hasarla kurtulmaktadırlar.

Ön Üretra Darlığı Ameliyatı;

        Ön üretra; bulber dediğimiz apış arasında bulunan ön üretranın ilk segmenti, penil dediğimiz penisin altında kolayca hissedilen bölüm ve naviküler dediğimiz penis başı içinde bulunan bölümden oluşmaktadır.

Bulber üretroplasti;

        Bulber üretra darlıkları ata biner şekilde yaşanan düşmeler neticesinde meydana gelmektedir. Bulber üretra; ön üretranın en arkasında bulunur ve en geniş bölümüdür. Güçlü süngerimsi damarsal doku ile çevrelenen bulber üretrada yaşanan darlıklar, ağız mukozasından alınan yamalar sayesinde kolayca tedavi edilir. Bulber üretrada meydana gelen darlıklar arka üretrada oluşan membranöz üretra darlıklarıyla beraber de görülebilir. Operasyon esnasında apış arasından kesi yapılır ve bulber üretranın bulunduğu alana ulaşılır. Bulber üretrayı çevreleyen spongios adlı süngerimsi tabaka boyuna kesilerek darlığın bulunduğu noktaya ulaşılır. Daralmış bulber üretra da aynı şekilde boyuna kesilir. Meydana gelen açıklığa ağız mukozasından alınmış olan yama eklenir. Üzerine tekrar süngerimsi tabaka eklenir ve kapatılır. Bu sayede yama eklenen darlık bölgesi güçlü doku ile desteklenerek üretrada bütünlük kazanılır. Yazımızın altında bulber üretroplasti operasyonu görsellerini sunmaktayız.

Penil üretroplasti;

        Penil üretrada meydana gelen darlıklar; açık kalp operasyonlarında idrarın vücuttan çıkışının izlenmesi amacıyla, mesaneye penisten gönderilen idrar sondası uygulaması neticesinde oluşabilmektedir. Bu operasyonlar esnasında kalp, akciğer makinesine bağlanırsa üretrada yani idrar kanalında kansızlık yaşanabilir. Bu nedenle ön üretrada boydan boya bir darlık meydana gelebilir. Aynı zamanda Liken Skleroz Atrofikum adlı hastalığa bağlı olarak penis başı ve tüm ön üretra boydan boya daralabilmektedir. Diğer bir neden ise hastaya uygulanan travmatik idrar sondasıdır. Ancak bu vakalarda üretrada görülen darlık daha bölgesel olmaktadır.

        Penil üretroplasti operasyonunda hastanın sünnet çizgisi üzerinden penis cildi sıyrılır ve ön üretranın görünmesi sağlanır. Üretra alt yüzünden boydan boya kesilir ve üretranın içine ulaşılır. Boydan boya yapılan kesi aynı şekilde üretranın üst yüzüne de uygulanır. Ortaya çıkan bu uzun boşluğa ağız mukozasından alınan yama eklenir ve alt yüzde boydan boya kesilmiş olan üretra yeniden birbirine eklenir. Bu teknikle hastalara minimum düzeyde travma yaşarlar. Operasyon sonrasında 2 haftaya yakın sondalı kalan hastalar idrar kanallarında oluşan darlıktan tamamen kurtulabilmektedirler. Konuyla alakalı, arşivimizden görseller sunulmaktadır.

Penil üretroplastide iki aşamalı ameliyat gerektirecek durumlar;

        Bazı vakalarda; hastalarda hiç üretra dokusu kalmadığından yeni bir boydan boya üretra yapılması gerekebilir. Bu durumlarda uygulanan operasyonlar 2 aşamadan oluşur. Üretra darlıklarının en ileri derecelerinde idrar kanalının etrafını bütünüyle saran süngersi doku da tamamen daralmış olarak görülür. Üretrada meydana gelen iltihap bu dokuya da bulaşmıştır ve idrar kanalının boydan boya büzülerek tıkanmasına, idrarın geçemeyeceği bir hale gelmesine neden olur. Penisin 90 derece civarında büküldüğü vakalar da görülmektedir. Bu vakalarda hastalar hem idrarlarını yapamaz hem de cinsel birliktelik yaşayamazlar. Böyle durumlarda 10-15 cm’lik üretrayla beraber nebde dokusunun tümünün çıkartılmasına ihtiyaç vardır. Tekrar boydan boya bir üretra yapılacaktır. Operasyonun ilk aşamasında kötü dokulardan bütünüyle temizlenmiş olan penis alt yüzüne; ağız mukozasından, her iki yanaktan ve dudaktan alınan yamalar eklenir ve 3 ay beklenir. 3 ayın ardından operasyonun ikinci aşamasında eklenen yamalar tüp şekline getilir ve üretra yapılır. Yapılan yeni üretranın üstünde etraf dokulardan destek sağlayabilecek doku aktarımları yapılır.

Penis Başı (Fossa Naviküler) Darlığı Ameliyatı

        Penis başının içinde meydana gelen üretra darlıklarına Fossa Naviküler darlıklar adı verilir. Bu darlıklar; Liken sklerozis adlı, üretranın darlaşmasına neden olan hastalığın ilk aşamasında görülmektedir. Hastalığın ileri derecelerinde ön üretra boydan boya daralmaktadır. Hastaya uygulanan gereksiz sonda girişimleri neticesinde üretranın çıkış deliğinde de darlık meydana gelebilir. Operasyonda darlık bölgesinin çıkarılmasının akabinde ağız mukozasından alınan yama eklenerek onarma işlemi yapılır. Uygulanan standart ameliyatlarda penis başı alt yüzünden boydan boya kesilerek ağız mukozasından alınan yama eklenir. Bu operasyondan 3 ay sonra ikinci bir ameliyat yapılır ve penis başı tekrar yakınlaştırılır.

        Merkezimizde bu operasyon genellikle tek aşamada tamamlanabilmektedir. Yakın penis cildinden saplı olarak aktardığımız yamaları, penis başı köprüsünün alt bölgesinden geçirerek darlığı onarmaktayız. Flap dediğimiz saplı yamalar yerine serbest graft kullanılarakta aynı işlemler sürdürülebilmektedir. Bu operasyonda da kullanılabilecek en ideal graft ağız mukozasıdır. Darlığın görüldüğü bölge çıkarılır ve üretraya dairesel olarak 1-2 cm boyutlarında ağız mukozası döşenir. Bu alanda yaptığımız çalışmalar uluslararası dergilerde yayınlanmıştır.

Üretroplastinin Yapılamayacağı Durumlar

        Üretroplasti iki sebeple uygulanamaz. İlk sebep teknik nedenlerdir. Hastanın mesane boynu bütünüyle zarar görmüştür ya da hiç üretra dokusu kalmamıştır. İkinci sebep ise operasyon teknik olarak yapılabilir ancak hasta ileri yaşta ise ameliyatı kaldıramamasına bağlı olarak uygulanamaz. Aşağıda sunulan yöntemler böyle vakalarda çözüm olarak kullanılabilir.

Perineal Üretrostomi

        Genel durumu kompleks operasyonlara direnç gösteremeyecek kadar elverişli olmayan ve idrar kanalının bütünüyle tıkandığı hastalarda uygulanan bir yöntemdir. Perineal Üretrostomide hastanın apış arasında bulunan sağlam idrar kanalından bir delik açılır ve hastalar idrarlarını bu delikten yaparlar.

Mitrofanoff Ameliyatı

        Genel durumları iyi olsa bile idrar kanalı hiçbir şekilde onarılamayacak hastalara uygulanan bir yöntemdir. Hastaların çok fazla operasyon geçirmelerine bağlı olarak geride hiç sağlam üretra dokusu kalmaz. Üretra dokusunun kalmaması nedeniyle cerrahlar üretrayı yeniden yapılandıramazlar. Mitrofanoff ameliyatı ile bağırsaktan 5-6 cm ebatlarında bir kanal oluşturulur ve mesane ile cilt arasında bir köprü yapılır. Böylece hastalar cilt üzerinde bulunan bu minik delik üzerinden sonda yardımıyla günde 4-5 defa olmak üzere idrarlarını kendileri boşaltabilirler. Teknik check walfe mekanizması ile işlediğinden dışarıya idrar torbası konmaz. Bu yöntem hastalara temizlik anlamında bir problem oluşturmaz. Bu tip vakaların görülme oranı çok sık değildir.

İdrar Kanalı Darlığı hakkında detaylı bilgi için Tıklayınız.

Üretra Darlığı Ameliyatı Fotoğrafları ve Videoları

Bulber Üretroplasti



Penil Üretroplasti



Fossa Naviküler Üretroplasti



Bulbomembranöz Üretroplasti (arka üretra darlık ameliyatı)

Prostat kanseri ameliyatı komplikasyonu olarak oluşan mesane çıkışındaki darlık ameliyatı